Hayata Dair

12 Nisan 2007

Bağlama ve Niyetler

Yakın zamanda bir dostumun bağlama dersleri aldığını öğrendim. Arkadaşım haftasonları derslere katılıyor ve toplamda haftada 6 saat ders alıyor. Ben de bir müzik aleti çalmayı hep istemiş ancak bir türlü buna niyet edip başlayamamıştım. Arkadaşımın ders aldığını öğrendikten sonra ben de nasıl bağlama öğrenebileceğimi araştırmaya başladım. Öncelikle bahsetmiş olduğum arkadaşımın devam ettiği kursa devam etmeyi düşündüm ancak yeri benim evime çok uzak olduğu için vazgeçtim. Kendisi halk eğitim merkezinin kursuna gidiyor. Ben çevremde halk eğitim merkezi bulmaya çalıştım ancak pek başarılı olmadım. Bir arkadaşım ismek kurslarını önerdi. Bir sene kadar önce ismek kurslarında arapça eğitimi almayı planlıyordum ancak yeterince araştırma yapmadığım için bu niyetim yarım kalmıştı. Bu sefer de benzer bir şey oldu. Bugün ismek'in web sitesine baktım. Çok kapsamlı ve faydalı bir site hazırlamışlar. Daha önce niçin aklıma gelmedi bilemiyorum ama her türlü bilgi bu sitede mevcut. İsmek 50 ye yakın kurs merkezine sahip. Sanırım 20 kadar merkezde bağlama eğitimi veriyorlar. Bunlardan benim ilgimi en çok fındıkzade müzik ihtisas merkezi çekti. Sanırım müzik konusunda uzmanların oluşturduğu bir merkez burası. Fatih semti nisbeten benim evime yakın ve bu semtte başka bir çok müzik eğitim merkezi ve müzisyen var. Yani müzik eğitimi için uygun bir bölge. Bunlar benim yüzeysel gözlemlerim, işin içinde olmadığım için bu söylediklerimden çok da emin değilim.

İsmek internet sitesinden anladığım kadarıyla eğitimler eylül ayında başlıyor ve sene içinde devam ediyor. Şu sıralar kayıtlar kapalı gözüküyor. Telefon edip bilgi almask istedim ama siteden aldığım telefon numarası sürekli meşkul çalıyor. Bu nedenle ayrıntılı bir bilgi almış değilim henüz. Ancak ikinci yol olarak kendilerine email yazdım ve cevabını bekliyorum.

Burada bahsettiğim kısa olay benim hayatımda sürekli yaşadığım yaygın bir sürecin bir örneği adeta. Bir çok alanda yapmak istediklerim var ancak bunların çoğu hiçbir şekilde hayata geçmiyor. Mesela yıllardır süzenli spor yapmak istiyordum ancak bu isteğimi ancak bir sene önce hayata geçirebildim. Diğer bir konu müzik. Senelerdir bir müzik aleti çalmak istiyorum ve çalanlara da gıpta ile bakıyorum. Diğer bir konu gezmek. İstanbulda oturuyor olmama rağmen İstanbulun tarihi ve kültürel mekanlarının çoğunu bilmiyorum ve gezmedim. Her fırsatta bu eksikliğimi gidermek gezmeye çalışıyorum ama tabi yine de belirli seviyede kalıyor. Bu bahsettiklerime kitap okuma, resim çekme gibi başka konuları da ekleyebilirim.

Peki niçin isteklerim ile yaptıklarım birbirine uymuyor. Acaba istediklerim uygulanması çok zor şeyler mi. Yoksa bunları yeterince istemiyor muyum? Bu sorunun tek bir cevabı yok. Bir çok açıklama yapılabilir ama başlıca sebepler şunlar olmalı. İlk sebep bence tembellik. Yani genel anlamda tembel olduğumu söyleyemem ama kapasitemin çok az bir kısmını kullandığımı söyleyebilrim. Bu belki çağımızın bir problemi veya benim şahsi sorunum bilemiyorum ama bu bir gerçek. Üzerinde uğraştığım ve başarılı olduğum basit şeyler bana yeterli geliyor ve daha ileri gitmek istediğim ve sonuçlarını gördüğüm halde çok yavaş ve ağır davranıyorum. Mesela öss sınavında çok başarılı oldup çok iyi(Türkiye Şartlarında) bir üniveriste ve bölüm kazandım. Ancak bu kadar çabaladıktan sonra çalışmak bana zor geldi ve üniversitede derslere yeterli ilgi göstermedim. Derslere önem göstermemiş olmam beni hiç üzmüyor. Ama asıl beni üzen sankii hayat devam etmiyormuş gibi davrandım ve hayat ile bağlarımı zayıflattım. Sanki hayatın sonuna ulaştım, hedefim ve isteklerim kalmadı. Koskoca bir üniversite dönemini boş geçirdim. Bu dönemde bir veya birden çok müzik aleti çalmayı öğrenebilirdim. Binlerce sayfa kitap okuyabilir hatta belki bir iki tane de yazabilirdim. Ayrıca onlarca tiyatro oyununu seyredebilir, müzik konserine gidebilirdim. Bunların yanında spor yapabilirdim. Yüzmek için havuza gidebilir, futbol oyanayabilir veya düzenli olarak koşabilirdim. Ama bunların çoğunu yapmadım. Evden okula, okuldan eve gittim. Bu seneler benim için büyük bir ders oldu. Ben bunu tembellik olarak değerlendirdim. Belki bunun tembellik dışıda bir ismi vardır, mesela yılgınlık, bezmişlik gibi...

Diğer bir sebep, yani isteklerimi gerçekleştirmemi engelleyen, niyet etmemem belki de neye niyet edeceğimi bilmiyor olmamdır. Yani spor yapmak iyidir güzeldir ama niçin iyidir. Bunu tam olarak bilmek çok zor. Şimdilerde spor yapmanın önemini kavrıyorum çünkü bir çok rahatsızlığım ve sağlık problemim ortaya çıkmaya başladı. Tabi spor yapmak sadece sağlık yönünden faydalar sağlamıyor, yeni bir çevre edinmek için, stresi yenmek için de bize yardımcı oluyor. Senelerdir sürekli stres yaşıyor olmama rağmen spor yapmadım. Sporun strese etkilerini biliyordum ama aslında tam olarak ne ile karşılaşacağımı bilmiyordum. Yani spor yaptıktan sonra gerçekten beni nasıl etkileyeceğini, bana getireceği faydaları göremiyor, hissedemiyordum.
Bu nedenle neye niyet edeceğimi bilmiyordum diyorum.

Sebepler arttırılabilir. Ancak sonuç ortada. Hayat devam ediyor, biz istesek te istemesek de. Bu nedenle hayat yokmuş gibi davranmanın bir anlamı yok. Hayatımız nasıl olsun istiyorsak bunu gerçekleştirmek için niyet etmeli ve sonrasında mücadele etmeliyiz. Tabi bu mücadelede tahmin edebileceğiniz gibi en büyük rakibizmiz kendimiz olacağız.

Etiketler: , ,

1 Yorumlar:

At 10:26 ÖS, Anonymous lebent ersoy diyor ki...

konsantrasyon bozukluğu olabilir mi? bir uzman a görün istersen bu sorunu cozebilirsin bende de konsantrasyon bozukluğu mevcuttu yendim sonunda

 

Yorum Yazın

<< Ana Sayfa